Bisiklet kullanıcılarının sorumlulukları
Bir bisiklet kullanıcısının dikkat etmesi gereken farklı sorumluluklar bulunmaktadır. Bunlar kendine olan, çevreye olan, bisikletine olan ve trafik kurallarına olan sorumlulukları olarak adlandırılabilir. 
Kendine Karşı sorumlulukları:
1. Güvenlik
a. Bisiklet kullanıcısı mutlaka kendi güvenliğini sağlamalıdır. Bunun için gerekli önlemleri almak zorundadır. -
En önemli konu; KASK TAKMAK - Eldiven kullanmak - Gerekirse dizlik ve dirseklik takmak
b. Güvenliğin bir başka boyutu bisikletin trafikteki durumudur. Bisikletin trafik içinde kolay farkedilmesi ve gerekli levha ve işaretlere sahip olması gerekmektedir. - Zil. (Gündüz veya gece yol alırken mutlaka kullanılması gerekir. Yayaların bisikletliyi farketmeleri için kullanılmalıdır. Gereksiz şekillerde çevreyi rahatsız etmek için kullanılması uygun değildir. - Ön far. (Gece yola alırken kullanılır. Bisikletlinin gideceği istikamette yolunu görebilmesi ve karşıdan gelen araç ve yayaların bisikletliyi görebilmeleri için mutlaka açık olmalıdır. - Arka far ve flaşör. (Bisikletin arkadasında bulunan devamlı yanan bir far veya yanıp sönen bir flaşör kullanılabilir. Arkadan gelen araçların bisikletliyi görebilmeleri için kullanılır. Gece trafikte yol alırken MUTLAKA KULLANILMALIDIR: ÇOK ÖNEMLİDİR. Kullanılmadığı durumlarda arkadan gelen araçlar bisikletliyi fark edemeyecekleri için kazalara sebebiyet verilebilir. - Pedallarda ve jant tellerinde reflektör. (Pedala ve jant tellerine takılacak reflektörler pasif elemanlardır fakat çok büyük yarar sağlarlar. Özellikle pedaldaki reflektör gece sürüşlerinde arkadan gelen araçların dikkatini çektiği için hayat kurtarabilir. Pedalı her çevirişte reflektör arkadan gelen arabanın ışığını yansıttığı için takip eden şoför önünde bir bisikletli olduğunu fark edebilir.
c. KASK - Mutlaka kask kullanılmalıdır. Kasksız bisiklete binmek, emniyet kemeri takmadan araba kullanmak gibidir. Emniyetimiz için mutlaka KASK takmalıyız. Kaza ve yaralanmalarda kask hayat kurtarıcı olmaktadır. Bisiklet kazalarında yere düşerek kafanın darbe alması çok yüksek ihtimal olduğu için bunu sadece kask takarak engelleyebiliriz.
d. Eldiven - Bisiklet kullanırken eldiven takmak önemlidir. Kazalarda sürücü yere düşerken ellerinin üzerine doğru hamle yapmakta ve yere temas ederken ellerini çarpmaktadır. Elleri korumak için eldiven kullanmak yaralanmaları engellemektedir.
e. Dizlik ve dirseklik - Dağ ve orman turlarında, akrobasi gösterilerinde ve diğer özel amaçlarla bisiklet kullanıldığı zaman dizlik ve dirseklik kullanmak gerekir. Bu malzemeler bisikletçiyi olası kazalardan korur.
2. Kıyafet seçimi
a. Bisiklet kullanıcısının kıyafeti yaptığı spora uygun olmalıdır. Bisiklet ile yol alırken hareketlerini engellemeyecek tarzda kıyafetler seçilmelidir.
b. Her sporun kendine uygun kıyafeti bulunmaktadır. Bisiklet kullanıcısının özel kıyafeti vardır. Bu kıyafetler terlemeyi önleyen, termal kumaştan üretilirler. Şort tayt ve tişört tercih edilmelidir.
c. Bisiklet sürücüsü mutlaka zincir ve dişlilere takılmayacak giysiler seçmelidir. Bol paçalı, aşağıya doğru sarkan ve tekerleklere girmeye müsait giysiler kazalara sebep olabilir.
3. Bisiklet seçimi
a. Sürücünün bisiklet seçimi çok önemlidir. Bakımı yapılmış, parçalarında problem olmayan, sürüş rahatlığı bulunan bir bisiklet kullanmak gerekir. Herhangi bir parçasında problem olan bisikletin arızası derhal giderilmelidir. Fren, vites, zincir veya tekerleklerin düzgün çalışıyor olmasına dikkat edilmelidir. Binmeden önce fren ve lastiklerin hava kontrolü mutlaka yapılmalıdır. Lastiklerin hava ayarları yapılmalıdır. Çok fazla şişirilmiş veya sönük lastikler kullanma zorluğu yaratır. Lastik hava basınçları olması gereken değerlere getirilmelidir.
b. Kullanılacak zemine uygun bisiklet seçilmelidir. Asfalt yolda giderken yol veya yarış bisikleti, dağ ve orman sürüşlerinde dağ bisikleti kullanılmalıdır. Örneğin dağ ve orman parkurlarında yol bisikleti ile yol almak uygun değildir.
c. Bisikletin pedal ve gidon boyu ayarlanmalıdır. Kişinin boyuna ve bacak uzunluğuna göre sele ve gidon boyu değişir. Buna göre ayar yapılmalı ve bu ayarlar korunmalıdır. Ayrıca yeni bisiklet alınırken bisiklet kadro boyu “size” diye adlandırılan ölçünün kişinin boyuna uygun olması gerekir. Uzun boylu bir kullanıcı küçük bir bisiklete binmemelidir.
Çevreye Olan Sorumlulukları
1. Bisiklet tamamen çevreci, çevreyi koruyan bir taşıttır. Dünya üzerinde doğaya zarar vermeden ulaşım sağlanabilen tek araç bisiklettir. Dolayısı ile bisiklet sürücüsü de çevreci olmalıdır.
a. Bisiklet sürücüsü çevreye olan sorumluğu çerçevesinde yol alırken, bisiklet kullanırken ve doğada gezerken çevreyi kirletmemeye, gürültü ve ses kirliliği yapmamaya ve insanlara karşı saygılı olmaya özen göstermelidir. Otomobillerden ve motorsikletlerden farklı olarak bisikletliler kendisi ve çevresi ile barışık olmalıdır. Yaya geçidinden geçen bir yayaya otomobiller izin vermezken, bir bisikletli yayanın geçmesi için imkan sağlamalıdır.
b. Bisiklet çevreyi kirleten herhangi bir yakıt kullanmadığı için herhangi bir atık üretmesi de söz konusu değildir. Dolayısı ile bisikletten kaynaklanan bir çevre kirliliği olamaz. Bisikletçi de doğa dostu aracını kullanırken bu çerçevede hareket etmektedir.
Bisikletine Olan Sorumlulukları
1. Bisikletimizi her zaman bakımlı ve temiz tutmamız gerekmektedir. Bunun için düzenli olarak bisikletin parçalarının bakımı yapılmalı ve temizliğine özen gösterilmelidir.
2. Bisikletimizi kullanmadığımız zaman paslanma ve deformasyona karşı önlemleri almamız gerekir. Örneğin kış aylarında bisiklet kullanılmayacaksa güneş görmeyen, rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır. Devamlı güneş alan balkona ve rutubetli olan bodrum gibi yerlere konulmamalıdır. Bisikletin ömrünü uzun tutmak için bu konu çok önemlidir. Rutubetli bir bodrum katında 3-4 ay kalan bir bisikletin parçaları zamanla küflenmeye başlar ve kullanılmaz hale gelebilir. Aynı şekilde devamlı güneş alan ve sıcak olan bir balkonda bırakılan bisikletin boyası zamanla korozyona uğrar ve solar. Ayrıca lastikleri güneşten deforme olur. Bunları önlemek için bisikletimizi uygun ortamlarda saklamamız gerekmektedir. 3. Haftalık olarak bisiklet lastik havaları ve zincir yağ durumu kontrol edilmedilir. Havası inmiş lastikler şişirilmeli, zincirler yağlanmalıdır.
Trafik Kurallarına Olan Sorumlulukları
1. Bisiklet sürücüsü bir taşıt kullanmaktadır.Bu yüzden trafik kurallarına uymak zorundadır. Trafik kanununa göre belirlenen kurallara uymakla yükümlüdür. Buna göre, 2918 sayılı TCK KARAYOLLARI Trafik kanununda Bisiklet için; Madde 3 c (10) bendi : Bisiklet motorsuz bir Taşıttır. Madde 37 Sürücü için Ehliyet ve Taşıt için Plaka gerekmez. Madde 46 Karayolunda en sağ şeridi kullanır ve diğer taşıtlar ile aynı sorumlulukla hareket eder. Madde 66 Bisiklet yolu olan yerlerde karayolunda sürülemez. Madde 66 a) bendi Karayolunda ikiden fazla bisiklet yanyana sürülmez. Madde 66 b) İşaret verme dışında, çift elle sürülmesi ve genel kurallara uyulması zorunludur. Madde 66 c) Yük ve eşya taşınamaz. Madde 37 Bisikleti karayolunda sürmek için 11 yaşını bitirmiş olmak yeterlidir.
2. Bunların dışında genel trafik kuralları bizim için de geçerlidir. Kırmızı ışıkta geçmek, hatalı sollama yapmak, başkalarının hayatını tehlikeye atacak şekilde bisiklet kullanmak yasaktır. Ayrıca ters yönde bisiklet sürülmez. Her zaman yolun sağından gidilmelidir. Bu kural ülkemizde çoğu kez çiğnenmektedir.
3. Trafik polisi ve işaretçilere uyulması gerekir. Bir kavşakta trafik polisi varsa ve trafiği yönlendiriyorsa ilk önce polisin direktifleri yerine getirilmelidir. Polis yoksa işaretler ve lambalara göre hareket edilir. Sağlıklı Bisikletli Yaşam için yukarıdaki maddelere uyulması ve gerekli önlemlerin alınması çok önemlidir.
Bisikletli ve sağlıklı günler dileği ile.. İzmir Bisiklet Derneği
Güvenli sürüş teknikleri
MTB, yani dağ bisikleti (serbest sürüş bisiklet sporu) bisiklet sürebilen herkesin yapabileceği ve gerçekten heyecan verici bir spordur. Biraz ileri sürüş teknikleri gerektirsede, birkaç egzersiz ve pratikten sonra doğru adımları izleyerek gerçek heycana ulaşabilirsiniz. 
Peki ilk olarak ne yapmalı?
Çok basit, bir kask alın ve kafanıza geçirin. Bu basit kavram binlerce kişinin hayatını kurtarmaktadır. Modern kasklar (helmets) bisikletçiler için kullanımı rahat ve özgün tasarlanmışlardır. Çevrenizdeki herhangi bir bisikletçi dükkanına gidebilirsiniz, size ve cebinize en uygun kaskı göstermekten memnun kalacaklardır. Önerilen diğer güvenlik ekipmanları ve aksesuarları ise bisiklet eldivenleri (cycling gloves), kullanıma göre full finger ve half finger olarak değişir, su taşıma ekipmanları (water bottle veya hydration backpack), göz koruyucuları veya güneş gözlükleri (eye protection) extra-padding bisiklet şortları ve çabuk kuruyabilen kumaştan yapılmış t-shirt lerdir.
Pedallarınıza Alışın: Pedallara alışmakta ayakkabı seçimi rahat bir sürüş için önem taşır. Hafif aykkabı seçimi tercih edilendir, bisiklet için dizayn edilmiş klipsli ayakkabılar (toe clip) ise sürücünün tercihine göre kullanılabilir. Fakat yeni başlayan ve klipsli ayakkabı kullanıcıları klipsleri pedaldan ayırmak için pratik yapmalılardır.
Uygun Oturma ve Sürüş Pozisyonları Uzun mesafe sürüşlerinde ve zor pistlerde yorgunluğu en aza indirgemekte oturuşunuz önem taşır. Optimum oturma pozisyonunuz, kollarınız hafifçe öne eğilmiş ve selenizin yüksekliği her pedal çevirişinizde ayaklarınızın 70 ile 90 derecelik açı arasında gidip gelecek şekilde ayarlanmalıdır, vücudunuzu serbest ve rahat bırakın, ve dizleriniz ile dirseklerinizin kilitlenmemesine kesinlikle dikkat edin. Böylelikle vücut ağırlığınızı bisikletinize homojen bir şekilde dağıtmış olursunuz.
Vites Değiştirme Yerinde ve zamanında vites geçişleriyle sürüşünüzü kolay hale getirin. Yüksek vitesler pedal çevirimi zor fakat zincirin konumu itibariyle (büyük çark-küçük çark) momentumu yüksek ve hızlı viteslerdir, eğimi az düz araziler ve yokuş aşağı sürüş için idealdir. Düşük vitesler pedal çevirimi kolay ve tırmanışlar için en iyi performansı sağlar. Vites değişimi tamamen sürücünün kendi konforuna bağlıdır, fakat şu küçük öneri yapılabilir; eğimin giderek arttığı yokuşlar önceden tahmin edilmeli ve tırmanışa başlamadan vites küçültülmelidir, unutulmamalıdır ki vites, pedal çevirme tabanlı bir mekanizma olduğu için pedal devir sayınız düşerse vites değiştirmeniz o kadar zorlaşır ve bu durum zincirin deformasyonuna yol açar.
Ayakta Sürüş Teknikleri Ayakta sürüş uzun mesafe düz yollarda tercih edilmesine karşın özellikle engebeli yollarda ve tırmanışlarda vazgeçilmezdir.
Yine temel oturma pozisyonunu hatırlayarak, pedalların saat 3 ve 9 yönünde sabitlenip vücudu hafif bir şekilde bisikletin ön kısmına verilmesi sürüşü rahat kılar. Özellikle tırmanışlarda vücudu biraz daha öne vererek pedallarınıza yüklenin . Ayakta sürüş tekniği enerjinizi optimum şekilde kullanmanızda etkilidir.
Bisiklet kullanmanın faydaları
1.Trafikten bir otomobil eksilir
2.Bir otomobil için gerekli olan yakıttan tasarruf edilir.
3.Otomobilin atmosfere yaydığı egzoz gazları ortadan kalkar.
4.Gürültü kirliliği ortamından bir otomobil eksilir.
5.Park problemi yaşanmaz.
6.Trafik kazası riski azalır. 
7.Bisiklet kullanan birey daha sağlıklı bir yaşam sürer.
8.Daha sağlıklı bireyler daha az hastane ve ilaç kullandıklarından sağlık harcamaları azalır.
9.Günlük spor ihtiyacı bisiklet kullanımı ile karşılanmış olur.
Bisiklet alacaklara ögütler
1. Merak ettiğiniz, anlamadığınız her konuda satıcıdan bilgi isteyin; özellikle vites ve fren sistemleri üzerinde durun.
2. Bisikletinizin geometrisi hakkında detaylı bilgi alın.
3. İstediğiniz tip bisikletin ağırlığı hakkında sorular yöneltin. Bisikletin fiyatı yükseldikçe ağırlığı konusunda dikkatli olun.
4. iyice emin olabilmek için satıcıdan deneme gezisi yapmayı rica edin, böylece bisikletinizin oturma pozisyonunu ve kullanımı hakkında daha sağlıklı karara varabilirsiniz.
5. Ve açıklanması gereken en önemli nokta :
Servis...
Satıcınıza, ilk bakımın ( vites, fren, sele ve gidon yüksekliği gibi ) yapılıp yapılmayacağını sorun. Tüm bisiklet sevenlere bol pedallı ve sağlıklı günler dileriz..
Bisiklet tipleri
1.Günlük Kullanım Bisikletleri: Birinci gruba, şehir içinde günlük kullanım ve alışveriş
amacıyla kullanılan Roadster tipi katlanabilen bisikletleri koyabiliriz. Roadster (Raleigh firmasının bu tipin ilk örneğine verdiği ad) vitessiz veya (arka) göbekten üç viteslidirler. Düz veya genis kartal tipi yukarıya kalkık direksiyonları ve oldukça sağlam bir yapıları vardır.Genellikle 26x1, 3/8 jantlı olurlar. Ancak yarış tipi veya touring bisikletlerinden 3-10 kg daha ağırdırlar. Bu tipte kalite ikinci planda kalmaktadır. Katlanır bisikletlerse küçük jantlı, kalın lastikli, sele ve direksiyonu çeşitli boylara ayarlanabilir özelliktedirler. Roadster'lerdeki gibi ön ve/veya arkalarında taşıyıcıları vardir. Avrupa'da genellikle kadınlar tarafindan alışverişte yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde de çocuk bisikleti olarak yaygındırlar. Bu tiplerde kalite genellikle üçüncü planda kalmaktadır. Katlanabilir olmaları bir yandan muhafaza etme ve taşıma kolaylığı sağlarken, diğer yandan geniş ayarlanabilme kapasiteleri küçük yapılı insanlar için kullanım rahatlığı getirmektedir.
2. Yarış Tipi Bisikletler: 3 türlüdür.
a) Geleneksel Yarış (Yol Yarisi) Bisikletleri.
b) Uzun Yol (Touring) Bisikletleri.
c) Pistte (veya Velodromda) (Track)
Yarış Bisikletleri.
a) Geleneksel Yarış (Yol Yarışı) Bisikletleri: Herkesin biraz bildiği, bisiklet denilince akla gelen, genellikle 20 veya 22 vitesli, ince tekerlekli bisikletler yol yarışı amaciyla üretilirler. Olabildiğince hafiftirler. Orta veya çok iyi kalitede olabilirler. Yolların düzgün olduğu ülkelerde halen en çok tutulan tür bunlardır. Ancak bozuk yol ve arazide etkinlikleri çok azalabilir. Narin yapıları nedeniyle öncelikle jant ve ön maşaları deforme olabilir. 7-9 kg kadardırlar.
b) Uzun Yol (Touring) Bisikletleri: Bu tip bisikletler yarış tipinin biraz daha sağlamlaştırılmış çamurluk, taşıyıcı, ışık vb. eklenmiş biçimidir. Tabii burada kastedilen "uzun yol" Avrupa'daki uzun yoldur. Gece veya gündüz ummadığınız bir anda ve aniden bir çukura düşme, bir taşa çarpma olasılığı pek düşünülmeden imal edilmiş bisikletlerdir bunlar. Yarış tipinde olduğu gibi boynuz tipi düşük direksiyonu ve 27x1, 1/4 jantlara sahiptirler. Ayrıca vites aralımları yarış bisikletine göre daha geniştir. Doğallıkla yol ve Track yarış bisikletlerinden biraz daha ağırdırlar.
c) Pistte (veya Velodromda) (Track) Yarış Bisikletleri: Bunlar 1km, 1mil, 1 dakika veya 1 saatlik yarışlara yönelik olduklarından son derece hafifletilmiş, aerodinamik yapı kazandırılmış vitessiz ve frensiz bisikletlerdir. Amaç en kısa zamanda hızlanma ve maksimum hız olduğundan ağırlık ve aerodinamik yapı çok önemlidir. Bu tip bisikletler yüksek kalitede olmak zorundadır, çünkü üretimleri özel bir özen gerektirir ve bisikletin amacı da çok özeldir. Ancak belirtiğimiz amaç ve özellikler, söz konusu bisikletin son derece narin olmasını da birlikte getirir. Bu nedenle bu bisikletlerin kullanımı çok usta ve bilinçli bir sürücülüğü gerektirir.
3. Her Koşul Bisikletleri (Çok Amaçli Bisikletler): Üçüncü gruba 70'li yıllarda ortaya çıkan ve öncelikle ABD'de olmak üzere tüm dünyada yayılan ATB'leri (All Terrain Bikes) yani her türlü zeminde, yolda ve her eğimde kullanılabilen bisikletleri koyuyoruz. Bunlara dağ bisikleti (Mountain Bike) de denilmektedir. Bu bisikletleri yukarıda "Kros Yarış Bisikletleri" gibi bir başlık altında inceleyebilirdik. Ancak çok yönlü oluşları nedeniyle ayrı bir grupta ele alıyoruz. ATB'ler kalın ve iri dişli, kros tipi lastiklere sahiptirler. Bunlar bir yandan ıslak, karlı, çamurlu, toprak v.b. zeminlerde çok iyi tutunmayı sağlarken diğer yandan çarpma, düşme, engelden atlama durumlarında jant ve bisikleti koruyan bir şok emici (suspansiyon) işlevi görmektedir. Lastik kalınlığının yarattığı yuvarlanma direnci lastik sırtının bir şerit halinde çıkıntılı yapılmasıyla minimize edilmektedir. Her koşul bisikletleri düz, geniş direksiyonlu olup çok güçlü frenlere sahiptirler. Genis direksiyon rahatlık, denge ve bozuk yollarda hakimiyet sağlarken, güçlü frenler yüksek eğim ve kötü zeminde etkin olmaktadır. Ayrıca bunlarda şase (veya kadro/frame) çok sağlam yaqılmaktadır. Son yıllarda, kadro yapımında yeni ve çok iyi teknolojiler geliştirilmiştir. ATB'ler farklı kalitelerde olabilmekte ve ağırlıkları 13-20 kg arasında degişebilmektedir.
4.Gösteri ve Akrobasi Bisikletleri: Bunlar piyasada BMX olarak bilinir. Küçük kadrolu, küçük jantli, kalın ve dişli lastikleri olan, vitessiz, sağlam yapılı bisikletlerdir. Batı’da 10-17 yaş grubu teenager’ların katıldıkları akrobatik gösteri ve yarışmalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde ise bildiğimiz kadarıyla bu yönde organize bir etkinlik bulunmamakta, buna karşın, söz konusu yaşta çocuk ve gençler BMX tipi bisikletlere yoğun ilgi göstermektedirler.
5.Tandem (Çok Kişilik Bisiklet): Tandem en az iki kişi için yapılmış vitesli bir bisiklet tipidir. Sağlam bir yapıya, güçlü frenlere sahiptir. Tandem düz yolda tek kişilik bisikletden daha hızlıdır. Çünkü, iki kişinin enerjisi tek kişinin hava direncini yenmektedir. Üstelik bir Tandem’in ağırlığı iki bisikletten düşüktür. Bunlar orta veya yüksek kalitede olabilirler. Tandem iki kişiyi birleştirirken birbirine uyum sorunlarını da beraberinde getirebilir. iki kişi birbirine hem bağımlıdır hem yardımcıdır.